Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

Müstakil Birlik

ARAÇLARDA LPG KULLANIMI SON DURUM DEĞERLENDİRİLMESİ VE ACİL EYLEM PLANI

 

 

 

LPG


RAPORU

 

ekim/2000

Her hakkı Müstakil Tüketiciler Birliği’ne aittir. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

 

 

LPG NEDİR ?

LPG, Liquefied Petroleum Gases (Sıvılaştırılmış Petrol Gazları) sözcüklerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır. LPG., ham petrolün rafinerilerde benzin, mazot, gibi türevlere ayrıştırılmasıyla açığa çıkan veya bazı bölgelerde tabiattan serbest olarak çıkarılan Propan ve Bütan gazlarının karışımıdır.

Türkiye’de bu karışım oranı %30 Propan ve %70 Bütan’dır. Bu karışım basınç altında sıkıştırılarak sıvılaştırılır, böylece az yer işgal eder ve kolayca depolanır ve nakledilir.Sudan hafiftir ve kullanırken tekrar gazlaştırılarak yakılır. Kalorifik değeri benzinden yüksektir.

 

KULLANIM ALANLARI NELERDİR?

LPG., konutlarda ocak tüplerinde, ısınmada ve aydınlatmada kullanılır. Sanayide ısınmada, enerji ve mal üretiminde kullanılır. Ayrıca taşıtlarda motor yakıtı olarak kullanılmaktadır.

 

ARAÇLARDA KULLANIMI NEDEN
TERCİH EDİLMEKTEDİR?

Bireysel düzeyde tercih sebebi ekonomik oluşu, toplum düzeyinde tercih sebebi ise, çevreyi kirletmemesidir.

 

MOTORA ZARARI VAR MI?

Makine Mühendisleri Odasının ilgili teknik yayınlarında LPG.nin motora zararından çok faydası olduğu belirtilmektedir. LPG. kurumlaşma yapmadığı için motorun ve motor yağının ömrünü artırmaktadır.

 

LPG.NİN ÇEVREYE ETKİSİ

10 yılda bir yapılan Dünya Çevre Konferansında (1990 Brezilya); çevre kirliliğinin maddi karşılığı bulunmayan hayati bir sorun olduğuna, ne pahasına olursa olsun çözülmesi gerektiğine karar verilmiştir.

Aynı Konferansta, çevre kirliliğinin bölgesel ve yerel politikalarla engellenemeyeceği belirtilerek topyekün ve tüm ülkeleri bağlayıcı yaklaşımın yürürlüğe sokulması öngörülmüştür. Zira ülkeler arasındaki sınırlar, atmosfer ve okyanuslar için geçerli değildir. Aynı şekilde sık ormanlık bölgelerin Birleşmiş Milletler denetimine tabi tutulması dile getirilmiştir.

20.yüzyıl başlarında kirlenmeye başlayan dünyamız, sanayileşmenin son 50 yılda artması sonucu çok ciddi tehdit altındadır. Son 50 yılın bilançosu, 1000 kat artan kanser riski, sera etkisi ile oluşan iklim değişiklikleri sonucu Atlantik ülkelerinin kasırga ve felaketlere sürüklenmesi ve Eski Dünyanın hızla kuraklaşmasıdır. Daha da önemlisi Kuzey Kutbunun ısınma eğilimine girmiş olmasıdır. Önümüzdeki 50 yıl içersinde ısınma devam ederse denizlerin yarım metre yükseleceği tahmin edilmektedir.

Bu çevre felaketinin önüne geçmek için sorumlu hükümetler araçlardan kaynaklanan hava kirliliğini her türlü maliyeti göze alarak sıfıra indirme politikalarını ve yaptırımlarını uygulamaktadır. Amerika’da, 98 Clean Air Act düzenlemesi ile 2000 yılı sonuna kadar ‘sıfır emisyon’ sağlayan araç modellerini, tüm markalar tarafından üretilmesi için zorunluluk getirilmiştir. Yine İtalya’da, 2001 yılı sonuna kadar kurşunsuz benzin kullanmayan araçların LPG. veya CNG. (Sıvılaştırılmış Doğal Gaz) kullanımı zorunlu tutulmuştur.

LPG.nin en önemli özelliği temiz yanmasıdır. Atık gazı içersinde en zehirli olan kükürt dioksit ve kurşun bulunmaz. Karbonmonoksit miktarı benzine göre 10 kat daha azdır. Kurşunsuz benzinde dahi oluşan zehirli kansorejen polimerler LPG.de oluşmaz. Hava kirliliğine sebep vermemesi dolayısıyla kanser riskini çok büyük oranda azaltmakta, dünyanın ısınması sonucu oluşan sera etkisini zayıflatmakta ve iklim değişikliklerini dengelemektedir. Bu nedenle bütün gelişmiş ülkelerde LPG. kullanımı teşvik edilmektedir.

 

DÜNYADA LPG. KULLANIMI

  • Japonya/Tokyo’da 1980 yılından bu yana ticari taksilerde kullanımı zorunludur.
  • İtalya’da LPG. dönüşümü yaptıran araçlar 3 yıl vergiden muaf tutulmaktadır. Ayrıca aşırı hava kirliliği olan günlerde ve bölgelerde uygulanan trafiğe çıkma yasağı LPG. kullanan araçlara uygulanmamaktadır.
  • Belçika’da LPG. kullanımından vergi alınmamaktadır.
  • Hollanda’da LPG. kullanımı 1955 yılından beri teşvik edilmektedir.
  • Avustralya’da 1992 yılından beri LPG. kullanıcılarına 5 yıllık vergi muafiyeti uygulanmaktadır.

LPG.nin özel teşvik görmediği ülkelerde ise, hiçbir kısıtlama yoktur.

 

LPG. KULLANIMININ EKONOMİSİ VE EKONOMİYE KATKISI

LPG.’nin fiyatı, tüm dünyada, benzin fiyatının yaklaşık üçte biridir. Aradaki farkın bu kadar fazla olmasının nedeni, hükümetlerin benzin ve mazotu kolay tahsil edilen dolaylı vergi kaynağı olarak görmesi ve yüksek fiyatlarla satmasıdır. Ayrıca bu yakıtlardan, -ülkemizde de uygulanmaktadır-ATV. (Akaryakıt Tüketim Vergisi) adı altında yüksk bir vergi daha alınmaktadır.

LPG. aynı zamanda mutfaklarda da kullanılmaktadır. Dolayısıyla bir toplumu oluşturan bütün ailelerin bütçesi dikkate alınarak benzin ve diğer enerji kaynakları için uygulanan vergi ve diğer ek mükellefiyetler LPG. için uygulanmamaktadır.

Böylelikle LPG. arz talep dengesi içersinde global fiyata kavuşmaktadır.

Araçlara LPG. teçhizatı montajının bugünkü koşullarda vergi dahil tüm maliyeti 450.000.000-500.000.000 TL.dir. Haftada 50 litre (30 Milyon TL) benzin kullanan bir araç sahibi bu yatırımını 6 ay içerisinde amorti edebilecektir. Daha düşük tüketime sahip araç sahipleri için geri kazanım süresi 1 yıla kadar uzamakla birlikte yapılan araştırmalarda, LPG. kullanımına geçen araçlarda, ortalama 3 ay içerisinde yapılan yatırımın geri kazanıldığı tespit edilmiştir.

LPG. kullanımı çok büyük oranda esnaf kesiminde yaygındır. Montaj servislerinin raporlarına göre, dönüşüm yaptıran özel araçların %40’ı TOFAŞ Kartal ve RENAULT Toros marka araçlardır. Esnaf ve küçük ölçekli işletmelerde en önemli giderlerden birisi nakliye ve ulaşımdır. LPG. kullanımı sayesinde bu kesimin nakliye maliyeti 3’te 1’e inmiştir.

Bu durum ayrıca piyasada benzin masrafından kaynaklanan psikolojik gerilimi ortadan kaldırarak ticari akışı rahatlatmaktadır. Nakliye giderlerinin bu derece azalması küçümsenemiyecek bir hareketliliğe ve bu hareketlilik de katma değer üretimine katkıda bulunmaktadır.

LPG. üzerinde kopartılan her fırtına esnaf ve dar gelirli kesimi gerilime itmektedir. LPG.nin alternatif ve ucuz yakıt olarak kullanılmasının önüne geçilmesi, bu ekonomik faydalarını da bertaraf edecektir.

LPG. tüketiminin %33’lük kısmı da sanayi tüketimi gerçekleşmektedir.

 

 

BÖLÜM II

HUKUKİ BİLGİLER

 

Ülkemizde LPG.nin araçlarda kullanımı, tüketicinin özgür seçim yapması engellenerek ve LPG.nin avantajları gizlenerek geriletilmek istenmektedir. Bu çarpıtma siyasi iktidar tarafından LPG. fiyatının belirlenmesinin tamamen hükümetin insiyatifinde olduğu” kanaati oluşturularak sağlanmaktadır. Mesela bu çarpıtma politikasının sonucu olarak LPG. fiyatının 750.000 TL. olacağı bir gazete tarafından manşet yapılabilmiştir.

Oysa hükümet gerçekten LPG’nin araçlarda kullanılması ile ilgili genelde benzin mafyasının talep ettiği yıkıcı etkiyi yapabilecek yetki ve mevzuata sahip mi?

 

LPG. VE AKARYAKIT FİYATLARI NASIL BELİRLENİYOR?

LPG. dışındaki akaryakıt satış fiyatları ATV(Akaryakıt Tüketim Vergisi) ilave edilerek belirlenmektedir. ATV.nin toplam fiyat içersindeki oranı, yaklaşık %75 civarındadır. Bu durum bütçe için kolay tahsil edilebilen önemli bir gelir kaynağını oluşturmaktadır.

ATV. miktarının artırılması Bakanlar Kurulu’nun yetkisindedir. Yurt dışındaki fiyat dalgalanmalarına karşı ve LPG. sübvansiyonu için tahsis edilmiş olan AFİF (Akaryakıt Fiyat İstikrar Fonu) ile de sürekli fiyat dalgalanmaların önüne geçilmektedir.

Bunların dışında akaryakıt fiyatları çok büyük oranlarda dünya pazarlarına endekslidir. 1998 yılında Bakanlar Kurulu kararı uyarınca diğer yakıtlarda olduğu gibi LPG. de Otomatik Fiyat Mekanizması’na bağlanmıştır. Bu fiyat mekanizmasına göre, körfez ülkelerinde oluşan 5 günlük FOB afişe fiyatlarının ortalamasına ve dolar kuruna göre %3’ü geçen artışlar, fiyatlara otomatik olarak yansıtılmaktadır. Buna göre devletin şu anda LPG.de herhangi bir sübvansiyonu yoktur. Bugün için ithalatı yapan TÜPRAŞ ton başına 15-16$ kar etmektedir.

 

ARAÇLARDA LPG. KULLANIMI İLE İLGİLİ MEVZUAT

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından 29.06.1995 tarihinde, Araç İmal Tadil Montaj Yönetmeliği (AİTM)’nin 119. maddesi değiştirilerek araçlarda LPG. kullanımına izin verilmiştir. 28.05.1996 tarihinde bu yönetmeliğin uygulama usul ve esaslarını belirleyen bir tebliğ yayınlanmış, bu tebliğ 28.11.1998 tarihinde yeniden düzenlenmiştir. Buna düzenlemeye göre, LPG. dönüşümü yapan firmaların TSE den “Hizmet Yeterlilik Belgesi” almaları koşulu getirilmiştir. Ayrıca TSE., Uluslararası ECE R67 standartından yararlanarak teknik standarlar hazırlanmıştır.

LPG.nin fiyatı ile ilgili ilk düzenleme de, 29.01.2000 tarih ve 23948 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4503 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu, Finansman Kanunu, Akaryakıt Tüketim Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Vergi Usul Kanunu ve 4481 Sayılı Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun ile gerçekleştirilmiştir. Bu düzenleme ile akaryakıt fiyatlarına uygulanan ATV oranlarını artırma yetkisini Bakanlar Kuruluna vermiştir. Aynı düzenleme ile araç muayene harçlarının LPG.li araçlardan da 7.460.000,-TL olarak alınmasını ve bunun 20 kata kadar artırılabileceğini öngörmüştür.

Bu düzenlemeler ilgili kanunda metinlerde şu şekilde yer almaktadır:

Madde 4: Vergi Tutarı

Akaryakıt tüketim vergisi, verginin konusuna giren malların satışı sırasında satış miktarı üzerinden aşağıda yazılı tutarlarda hesaplanır.

Kurşunsuz benzin 287.650 TL/Litre

Süper benzin 291.955 TL/Litre

Normal Benzin 277.939 TL/Litre

Gazyağı 199.080 TL/Litre

Motorin 192.192 TL/Litre

Kalorifer Yakıtı 53.547 TL/kilogram

Fuel Oil 7.520 TL/kilogram

Sıvılaştırılmış Petrol (LPG., Propan, bütan)l 1.581 TL/kilogram

Bakanlar Kurulu yukarıdaki maktu vergi tutarlarını, her bir mal itibariyle ayrı ayrı veya topluca en yüksek vergi tutarının iki katına kadar artırmaya veya sıfıra kadar indirmeye, bu sınırlar içersinde ürün türleri, çeşitleri,kullanım yerleri veya ithalatın şekline göre farklı tutalar belirlemeye, maktu vergi uygulanacak birimleri kilogram, litre,metreküp, kilokalori veya bunların alt ve üst birimleri olarak değiştirmeye yetkilidir.

2.7.1984 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun mükerrer 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan ‘on katına artırma’ ibaresi yerine ‘yirmi katına’ şeklinde değiştirilmiş ve (9) sayılı tarifenin ‘V-Teknik Muayene Harçları’ başlıklı bölümüne, ‘muaayenelerinden (7.460.000 TL)’ bendinden sonra gelmek üzere ‘LPG tesisatı bulunan taşıtların yukarıdaki bent uyarınca yapılacak muayenelerinden (7.460.000 TL)’ bendi eklenmiştir.

Bakanlar Kurulu bu yetkisini bir karaname ile kullanarak, 10 Temmuz 2000 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sadece araçlarda kullanılan LPG.nin KDV oranını %17’den son sınır olan %40’a çıkarmış ve fiyatının da 201.000 TL olmasını öngörmüştür. Ancak bu düzenlemeye ATV. Artışı dahil edilmeyerek mutfaklarda, sanayide ve ısıtmada kullanılan LPG.nin fiyatının artmasının önüne geçmiştir. Yine aynı düzenleme içerisinde LPG.li araç muayene ücreti 20 kat arttırılarak 149.200.000 TL. yaapılmıştır.

 

HUKUKİ DÜZENLEMELERİN SONUÇLARI

Siyasi iktidarın bu kararname ile ilk bakışta salabir yetkiyi kullandığı söylenebilirse de, yasal olanın, her zaman duruma uygun olmaması gibi bir olasılığı da göz ardı etmemek gerekir. Yapılan bu düzenlemeler de aşağıda belirtilen nedenlerden dolayı duruma en uygun zenlemeler değildir:

 

  1. Evvelemirde sadece LPG. kullanan araçların muayene ücretinin artırılması anayasal bir ilke olan eşitlik ilkesini ihlal etmektedir. Yukarıda belirtildiği gibi LPG. kullanımının kullanıcıya getirdiği maddi avantajlar bu yüksek muayene ücretini karşılamaktadır. Ancak yüksek model, ithal araçlarda bizzat mülkiyet vergisinden bile fazla tutan muayene ücreti, bu haliyle vergi hukuku ilkelerini de ihlal etmektedir.
  2. LPG.nin araçlarda kullanımının bu şekilde engellenmesi, tüketicinin ucuz ulaşım hakkının da elinden alınması anlamına gelmektedir. Gerek ticari taksi kullanımında ve gerekse bireylerin kendi özel otolarındaki kullanımında LPG. nedeniyle oluşan ucuz ulaşım imkanından böylelikle yoksun kalınmaktadır.
  3. Yukarıda örnekleri verildiği şekilde batıdaki tüketicinin LPG. kullanımına yönelmesi halinde elde edeceği vergi iadesi, ucuz ulaşım gibi olanaklar Türkiye tüketicisinden esirgenemez. Türkiye tüketicisi ikinci sınıf tüketici değildir ve bu nedenle batıdaki tüketicilerin tabi olduğunu talep etmektedir.
  4. 1985 tarihli Birleşmiş Milletler Tüketici Hakları Evrensel Beyannamesi ile kabul edilen evrensel tüketici haklarından biri olan sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı da bu düzenlemeler nedeniyle ihlal edilmekte, yukarıda da belirtildiği gibi hava kirliliği bakımından tercih edilen LPG. kullanımının önüne geçilmekle çevre sağlığı tehdit altına girmektedir.

 

 

HUKUKİ DÜZENLEMELERDE SON DURUM

Yukarıda sözü edilen bu düzenlemelerden sonra sadece araçlarda kullanılan LPG.nin fiyatının arttırılmasına yönelik yasal imkanlar bitmiş olmaktadır. Yani bu ayarlamaların dışında LPG.nin fiyatında yapılacak ayarlamalar beraberinde konutlarda, işyerlerinde ve sanayide de kullanılan LPG.nin fiyatının arttırılması anlamına gelecektir. Yani evlerde kullanılan LPG.nin tüketiciye satış fiyatının 15.000.000 TL. olması gibi anormal bir durum meydana gelecektir.

Nitekim Bakanlar Kurulu, Enerji Bakanının teklifi ve başbakanın onayı ile LPG.nin tümü üzerindeki istikrar fonunu kaldırarak tüm alanlardaki kullanımını yaklaşık %30 civarında artırabilme kararı almıştır. Bu kararın uygulamaya konulması halinde, yukarıda belirttiğimiz durum meydana gelecek ve mutfak tüpü, sanayi gazı ve araçlarda kullanılan LPG. aynı anda zamlanacaktır. Bu da toplumun moralitesi üzerinde oldukça büyük etki oluşturacaktır. Böylesi bir olumsuz durumu bir siyasi iktidarın göze alması mümkün değildir. Dolayısıyla alınan bu yetki kararının kullanılması, fiilen mümkün olmayacaktır kanaatindeyiz.

 

 

BÖLÜM III

SONUÇ

 

Bu aşamadan sonra LPG. fiyatında yapılacak ayarlamalar tüm tüketicileri etkileyeceği için siyasi iktidarın buna yönelik çalışmalarını spekülasyon olarak nitelendirmekte ve siyasi iktidarın mutafaktaki tüpün fiyatını bile astronomik seviyelere çıkaracak ayarlamalar yapamayacağı düşüncesindeyiz.. Bu nedenle araç sahipleri hiç çekinmeden LPG. dönüşümlerini yaptırmalı, ucuz ve temiz ulaşımın nimetlerinden faydalanmalıdırlar.

Sağlıklı çevre türkiye tüketicisinin de hakkıdır. Bunun için alternatif yakıt olan LPG.nin araçlarda kullanımı, aynen Batıda olduğu gibi teşvik görmeli, kolaylaştırılmalı, ucuzlatılmalıdır. LPG. fiyatı sübvanse edilmeli, kullanıcıya vergi iadesi olanağı sağlanmalı, otomobil ithalatında bir seri ithalatın LPG.li otomobil olması zorunluluğu getirilmelidir

LPG. kullanımı ile döviz kaybı olacağı yönündeki iddialar yersizdir. Çünkü LPG.li araç kullanımının teşvik edilmesiyle sağlanan üretim artışı iç talebin artmasına ve dolayısıyla mal birikimine, ihracatın artmasına yol açacaktır.

LPG. kullanımını yaygınlaşması ile birlikte oluşan istihdam da görmezden gelinmemelidir. Yeni istihdam ve yatırım alanlarının oluşumu engellenmemelidir.

GÖZÜMÜZ EKMEGİNİZDE
SAĞLIĞIMIZ
KİMİN
ÖZ-ELİNDE

BAZ İSTASYONLARI
LPG
TÜKETİCİYE SAYGI:2000 ÖDÜLLERİ
CINGILLAR
ULUSAL PROGRAM
ÜYEMİZ OLUN
MTB-HABER'e Üye Olun
Bizden haber alabilmek için aşağıdaki boşluğa e-mailinizi yazıp, butona tıklayınız.